6 Mart 2010 Cumartesi

Ö. herkese adımla hitap etmeye başladı. (:
Etkilensem mi gülsem mi bilmiyorum.

5 Mart 2010 Cuma

Sayılarla ilgili ufak bir takıntım var sanırım...
Gözüme batıyor sadece. Neden 69? 70 olsa ya diyorum bazen.
Öyle çift tek sayı takıntısı değil bendeki. Arada olmasın yeter. 25 olsun ama 23 niye?
Bir tek 22 ve 6 sayısını seviyorum sanırım...
Nedeni bende saklı (:

Macera olur ya!!!


Abi ne garip dündür ya.
Kimseye anlatmaya yüzüm yok hani.
Ben ömründe spor yapmamış ve spordan da nefret eden bir insanım.Bugün kilometrelerce yürüdüm ama! Neden?
İlk önce okulun düzenlediği üniversite gezisine katıldım. Gittik geziyoruz iki arkadaş. Arkadaşın adı S ile başlıyor. İşte S ve ben geziyoruz falan. Bir baktık kaybolmuşuz kampüste. Neyse salla diyoruz hani daha gitmemize de saatler var ya! Bulduk yolu falan. Yağmur bastırdı o ara. Islanmamak için sığındık bir yere. İşe bakın ki şemsiye satıyorlar. Hemen aldım bir tane, gezicem ya kimse tutamaz. Dinlemiyorum yağmur falan. Dışarı çıktık baktık fırtına falan olacak gibi değil. yine bir yere sığındık. hava biraz düzenlice de hadi alışverişmerkezine gidelim dedik. İşin doğrusu saatlerimiz vardı ve biz zaten gezmiştik. Neyse servisin geleceği yere gittik bekliyoruz. Hocalarda bizi dershaneye gidiyor zannediyor. İki kafadar servis diye bir arabaya bindik. Bendeki mantık "macera olur ya". Araba üniversiteden çıkınca hadi gençler diye bağırdı ve bizi yolun ortasında bıraktı. Sonrasını hatırlamak dahi istemiyorum.
Kilometrelerce yürüdük. Bu sırada fırtına feci derecede şiddetlenmişti. Benim altımda çoraplarla şort. Montuma sıkı sıkı sarılmışım bir elimlede şemsiyeyi tutuyorum. Ama şemsiye falan olacak iş değil. Saçlarımız ıslanmaktan tek tek duruyor. Yanaklarımızdan bile sular akıyor. Ayakkabılarda sağlam değildi zaten. Hani Harley Davidson'larımı giysem içim sızlamayacak. Islak bir halde fırtınanın ortasında otobanda yürüyen iki tipiz. Evet otobanda gidiyoruz! Nasıl sövüyorum anlatamam. Hani içimden de diyorum kesin ölürüz eve gidemeyiz diye. İkimizde sonradan itiraf ettik öleceğimize inandığımızı.
Neyse sonra bir taksi bulduk. Adam nasıl acıdı bize anlatamam. Taksiyi gördüğümde ne yapacağımı şaşırdım resmen! Büyk bir mutlulukla sırılsıklam alışveriş merkezine gittik. Herkes bizi dershanede sanadursun biz gidip yeni ve kuru kıyafetler aldık. ardından kahv içmeye gittik.
Şimdi herkes beni sadece üniversitede gezmiş eve gelmiş biri sanıyor. Bense aklımdaki "hayatta kal" düşüncesini fazla benimsedim.
Bugün ölmemişsem başka gün ölmem zaten.
Böyle de garip bir gündü hani...

4 Mart 2010 Perşembe

Pembeyi sevmeyen bir bünyeden...




Karamsar karamsar nereye kadar dedim bugün.
Aldım elime karamelli kuruvasanımı geçtim sınıfıma. Bizimkiler de yeni bir icat peşindeydi.Üstün Çorum mühendisliği etkisiyle portatif nargile icat ettiler. Su şişesiyle pul biber,çay,nar çiçeği kurusu,tütün va kahve çektiler. Bizde dumanına maruz kaldık. Korkuyorum kanser olacağız bu gidişle .kop
Yarın da büyük gün benim için. Hacettepe'ye gidiyorum. Hoş akşama sağ kalır mıyım orası meçhul. Tahminen şu konuşma geçecek:

Ö: Hani giymeyecektin bunu?
A: Neyi? hehehehehe!
Ö: Gülüyor ya! Tam dayaklıksın.
A: Höst lan!
Ö: Sen nasıl bir kızsın ya? Yürü git. Sinirimi bozuyorsun.
A: Hadi ya! Pekala!

-Burada büyük ihtimalle tekme atarım, kolumu tutar falan.-

Ö: Kimse bir şey dedi mi?
A: Ne?
Ö: Neyse, K. buna bir şey diyen oldu mu?
K: Yok yaa. Hakaret kabul ederim.
A: Kes be! Gerzek.
Ö: Hala konuşuyor ya!

Şeklinde uzayıp giden bir konuşma olur hani!
Zaten geçen balo konusu açıldı koptum resmen.kop Dışarıdan kimseyi götüremiyoruz ya beyimiz triplerde.

Ö:Kiminle gidiyorsun? O çocuk yakışıklı mı ha?
A:....
Ö:Cevap versene. Yakışıklı mı?
A:Neden ki?
Ö:M.'ye alacağım.
A: He..Bende kendin için istyorsun sanmıştım. -millet kopar.-
Ö: Benimle gelmek isteyen dolu kız var.
A: Ne güzel. Rüya olmadığına eminsin di mi? -millet hala kopuşlarda-
Ö: Kızın yanına gitsem benimle gel diyor.
A: Ah canım yazık ya. O kadar mı çaresiz?
Ö: Çok komik. Eee sen kiminle gideceksin?
A: Kısmet.
Ö: ?
A: (:
Ö: Peki. Sizin okulda güzel kız var mı ya? belki ben onu götürürüm.
A: .... -içten küfür etme-
M: A. varya daha ne olsun!
Ö: Bende onu demesini bekliyorum zaten. -pis bir sırıtış-
A: Hönk!

Allahtan Kara M. geldi de kurtuldum sorgudan. Yarın akşam büyük ihtimalle baya bir tepki almış bir halde döneceğim eve.
Yani.
Sanırım.
Umarım (:




3 Mart 2010 Çarşamba

Hadi Karar Zamanı!

Her şey görünüşten ibaret mi?
Hayır şuan kendimi gayet güzel buluyorum. Kilom boyum saçım kaşım her şeyimi seviyorum.
Peki sağlık mı görünüş mü diye sorsalar size?
Sanırım bir çoğunuz sağlık tabi ki der. Şöyle düşünün; ince vücudunuz şişecek.Eskiden olduğunuz kişi olamayacaksınız. Sonsuza kadar.
Bunun bir sürü örneğini gördüm.
Görünüşü seçersem hayatım boyunca sinirli güçsüz zayıf v s vs vs kalacağım. Sanırım buna değer ha?
Seçimimi çoktan ypmış olmasaydım şuan kan tahlilinde olurdum zaten.
Daha kaç tüp kan alacaklar ki bu bedenden merak ediyorum...Hastanelerden korkan biri olarak fazla içli dışlıyım hastanelerle.
Biri benimle dalga geçiyor sanırım.
Ben tırsa tırsa o kapıdan girerken bir arkamdan puhahahahaa diye gülüyor.
En azından biri eğleniyor. (:


Ps:Bu arada ne olur ne olmaz diye arkamda olabildiğince eser bırakıyorum. Durmadan yeni şeyler yazıyorum. Oldukça orijinal olması için çırpınıyorum. Her yeni yazıda bir şeyler başardığımı görüyorum. Hevesimi kıran tek şey bunu ticarete dökmüş olanlar. Hayır kitaplardan bahsetmiyorum. Yazdıklarımı eskiden bir sitede yayınlıyordum. Hala orada dvam edem bir hikayem var. Pek bir aile işi oldu o da. Bir kaç kişi beraber yapıyoruz sayılır. Büyük bir zevkle. Geri kalanı salla zaten. İçten pazarlıklı olmuş millet. Okula gitmem gerekmese oturur herkes kahpe olmuş dünya bile ulan derdim.
Adil bir dövüş değil bu.
Yapmam gereken o kadar çok şey var ki.
Dört bir yanımı sarmış pisliklerle uğraşacak zamanım yok.
Ben gitmeye çalıştıkça yeni birşey çıkıyor.
Sadece emin olmak istiyorum.
Eskiden olduğum kadar...

Kötü anılar mı dediniz? İçeri buyrun.


Bugün nedensiz yere hayatımda beni en çok yaralayan olayları hatırladım.
Canım bir kez daha yandı sanırım her anıda. O kadar gerçekçiydi ki...
Bir keresinde bir trafik kazasına kurban gidiyordum. Ölümün nefesini yüzümde hissettiğim bir andı. Bir başkasında en sevdiklerimi kaybediyordum. Çok daha küçüktüm ve yapabileceğim tek şeyin yalvarmak olduğunu düşünmüştüm. Yere yığılışım hafızama adeta kazınmış halde...Net olarak hatırladığım bir diğer olay da tahlil sonuçlarını aldığımda yaşadıklarım...

İlk kez boğazımda sıkışıp kalan bir çığlığa şahit olmuştum. Öylesine ağlamak istiyordum ki gözyaşlarında boğulabileyim. Böylece bir karar vermekten kurtulabilirdim. Ama şmdi bir karar vermem gerekiyor. Uzun süredir bir karar vermem gerekiyor.Konuşabileceğim korkularımdan bahsedebileceğim kişileri yanımda istemiyorum.

Daha ölmedim.
Hala ayaktayım.
Öyle ya da böyle.
Ama yaşıyorum.

Nefes aldığım her bir anı güçlü bir şekilde sürdüreceğim. Güçlü ve dayanıklı biri olarak. Korkularım içimde kalan karanlık köşelerden ibaret kalacak.Bu sürede kendisiyle çelişkide olan kişileri hayatımdan uzak tutacağım. İleride ne olacağı aslabelli olmaz. Benimse her zamanki gibi 3 seçeneğim var.

Ölüm daimi seçenek.
Asıl sorun yaşamakta...